zodyak Life,yıldızname,büyüler,muska,burç ve ilginç fallar

15/8/2008 - Maya Takvimi

Galaktik Altdünyanın 4. Dünyası

Kehanetsel bir sistem olması ile bilinen Maya takvimine göre kolektif bilincimize derinden etkileyecek önemli bir değişim daha geldi. 15 Ağustos 2008 tarihi Işığın Dördüncü Dünyası olarak bilinen dönemin başlangıcı. Bu tarihten itibaren ilahi planın davulları farklı bir müzik çalacak.

Calleman modeli olarak tanınan Maya takvimi şifre çözümünde, zamanın 9 seviyesi vardır. Dokuz Altdünya olarak tanınan bu dokuz seviyeden 5 Ocak 1999’da başlayan sekizinci tabakanın, yani Galaktik Altdünyanın etkileri altındayız. Takip edenler biliyor, 24 Kasım 2006 ve 19 Kasım 2007 tarihlerinde iki önemli geçiş ile dünya ve insanlık olarak yaşadığımızı dönüşümler iyice yoğunlaşmıştı. Şimdi ise 4. Dünyanın başlaması ile bu dönüşüm dönemi çok daha yoğun bir niteliğe sahip oluyor.



Peki, bu 4. Dünyanın anlamı nedir? Bunu keşfetmek için klasik bir Maya takvimi analiz yöntemi kullanarak bir önceki zaman tabakasında (1755-2011 Gezegensel Altdünya) 4. Dünyanın başlangıcına bir bakalım. Bu başlangıç 1947 yılında gerçekleşti. Gezegensel Altdünya (1755 - 2011) çok materyalist bir bilinç getirmekte idi ve dünyada hüküm süren Batı ve sol beyin hâkimiyetini destekliyordu. Fakat 1947 ile beraber biz insanlık olarak Galaktik Altdünya'nın bilinci etkisini yaşamaya başladık. 4. Dünyanın özelliği bir sonraki Altdünyanın bilincinin erken bir versiyonunu getirmesi ve mevcut Altdünyanın bilinç alanına bir tepki yaratmasıdır.
1947 yılında doğanlar 1968'de 21 yaşında idiler. Bu size bir şey söylüyor mu? Kariyer fikrine isyan eden ve doğunun mistisizmini keşfeden çiçek çocuklar. Politik alanda ise 1947 itibari ile Dünya’da ki Batı egemenliği bir çatlama yaşadı. Hindistan, Çin Halk Cumhuriyeti ve Endonezya bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ayrıca bugün çok yaygın olan bazı spiritüel temelli terapi ve bilinç genişletme yöntemleri de ortaya çıktı. NLP, Primal Terapi, Silva Düşünce yöntemi gibi. Aynı zamanda batıda büyük etkide bulunan Transandantal Meditasyonunda adım adım genişledi. Bütün bunlar bugün dünyayı sadece sol beyinle ve materyalist değil sağ beyin ve sezgi ile de algılayan Galaktik Altdünya bilincinin erken bir temsilini ortaya koydu.

Peki, 15 Ağustos 2008 itibari ile ne beklemeliyiz? Bu sefer Galaktik Altdünyanın 4. Dünyası
başlıyor. Bu da 11 Şubat 2011'de başlayacak Evrensel Altdünya'nın Birlik bilincinin erken bir deneyiminin başlangıcı demek. Evrensel Altdünya ayrılıkta ve karanlıkta yaşadığımız binlerce yılın sonunda ilahi plan piramidinin tepesinde ki aydınlanma ışığına ulaşmamız için çıkacağımız son basamak.

Tüm gezegeni etkisi altına alan gözü bağlı dualist anlayış ve bunun getirdiği acılar, çatışmalar, gerilimler, daha doğrusu tüm insanlık karması, çözülme yolunda daha yüksek bir yoğunluğa giriyor artık. Evrensel Altdünya’nın hiçbir ayırım gözetmeyen Tanrı bilinci bu eski bilinçle bir düelloya giriyor. Kariyer, sömürme, rekabet gibi anlayışlar, sanallaşan finansal sistemler, ülkeler, kültürler ve ırklar arasında ki çatışmalar, ve insan bilincinde hastalıklı olan diğer tüm özellikler bu yeni dönemde bir krizin başrol oyuncuları olacak. Bastırılımış, çözülmemiş ne varsa ortaya çıkarak şifa bulmaya doğru yol alacak. Elbette bu kolay bir süreç olmayacak. Manevi kültürler adına elimizde ki tüm hazinelerin değerini en iyi bilmemiz gereken bir süreç bu. Gerçekten işe yarayan ve evrilerek şifa bulmamızı sağlayan tüm yöntemleri uygulamak ve bu konuda disiplin göstermek tek kurtuluş yolu.

Şimdi bu günlerde neler olduğunu bir hatırlatmak istiyorum. ABD ve onun sayesinde tüm dünyayı etkileyen finansal kriz, tarihin rekorunu kıran petrol fiyatları ile gidiyor. ABD’de ilk kez bir zenci başkanın iktidara gelmesi söz konusu ve bu büyük endişeleride beraberinde getiriyor. Çin olimpiyatları düzenlerken dünyanın belki de manevi açıdan en evrilmiş uygarlığı olan Tibet’e uyguladığı baskılar ile dikkatleri çekti. İran’ın İsrail ve ABD ile savaşa girmesi an meselesi. Rusya Gürcüstan’a girdi.

Bütün bunlara ilaveten geçtiğimiz 9 Ağustosta (8 Chiccan) Guetamala’da Mayalı şamanlar ve onların lideri sayılan Don Alejandro Oxlaj’a Guetemala Hükümetinde bir koltuk verildi ve yerli haklardan sorumlu hükümet görevlisi ilan edildi. İnsanlık tarihinde ilk kez bir yerli halk bu kadar çok imtiyaz görmüş oldu. Şimdi bir düşünün 28 Ekim 2011 olan Maya takvimin son tarihine bu kadar yakınken ve 4.Dünya başlamadan günler önce gerçekleşen bu olayın manevi anlamı nedir?
Bu arada ülkemizde de yoğun ve karışık bir karmik tarih artık çözülmek üzere tüm gizliliğinden soyunmaya başladı. Siyasi, dini, kültürel tüm çatışmalar, hesaplaşmalar, gerilimler şifa bulmadan önce terleyen ve acı çeken bir hastada olduğu gibi hepimizin başını ağrıtmaya başladı. Tezgahlar, gizli eller,üzerimizde oynanan oyunlar henüz açıklığıyla ortaya çıkmadı, fakat kaynama noktasına yaklaştıkça ve hakikat ortaya çıktıkça hipnotize edilen toplumumuzda uyanmaya başlayacaktır.

Tüm bunları şöyle gözünüzün önünde canlandırın dostlar.
Galaksi büyüklüğünde bir GONG... Ve artık zamanın sonuna doğru son dönemece
giriyoruz... Gerçekten iradesini ve teslimiyetini ortaya koyanlar için
Evrensel Altdünya'nın, bütün ermişlerin guruların, azizlerin, yogilerin
yaşadığı bu bilincin dünyaya inişi başlıyor... Tabii ki bizim üzerimizden... Ve ancak çaba gösterirsek… Maya takvimini bilmenin el ense yatma ehliyeti vermediğini hatırlatmak isterim...
İşte böylesine önemli bir geçiş için kendi evriminizle ilgili çalışmalarınız ve taahhütleriniz çok önem taşıyor. Bu bizim tamamen aydınlanmanızı sağlayacak bir potansiyel demek. Self-realization, yani kendini idrak ediş. Kendi tanrısallığımızı idrak ediş.

 

En Aydınlık Gündüzden En Karanlık Geceye.

Kadim Maya kütürünün takvimine ilgi duyup onu takip edenler artık biliyorlar, tüm insanlık ırkı olarak evrimimizde çok kritik dönemlerden geçiyoruz. 1999 yılında başlayan Galaktik Altdünya’nın Beşinci gündüzünü ( 24 Kasım 2006 – 18 Kasım 2007) geride bıraktık ve artık Beşinci gecedeyiz (19 Kasım 2007 – 12 Kasım 2008). Maya kültüründe Beşinci Gündüz yaratılışın 7 gündüzü içinde en parlak olanı iken Beşinci Gece ise 6 gece içinde en karanlık gece olarak biliniyor.

Maya mitolojisine göre Beşinci Gündüzün yöneticisi Işık Tanrısı ile Beşinci Gecenin yöneticisi Karanlık Tanrısı ikiz kardeşler. Aynı ilahi enerjinin aydınlık ve karanlık taraflarını temsil ediyorlar. İlahi planın bir güzelliği de bu işte. Kutupluluk zaten evrenin doğasında var. Tekamülün gereği aydınlık ve karanlığa eşit derecede ihtiyaç duyuyoruz. Beşinci gündüzde evrimimizde hangi dersi aldıysak beşinci gece bunun pekişeceği bir zaman olacak. Bu makale boyunca beşinci gündüzde hangi dersleri aldığımıza odaklanıp nasıl bir gece beklediğimi ifade etmek istiyorum.

Karanlık, o çok korkulan karanlık... aslında kucaklanması gereken bir karanlıktır... karanlıktan ve korkudan kaçarak değil, ancak onu tam olarak fethederek özgürleşebiliriz... Beşinci Gece is bunu deneyimlemek için çok iyi bir fırsat... Korktuğumuzun başımıza geleceği bir zaman Beşinci Gece. Korktuğumuz başımıza gelsin ki aslında korkulacak birşey olmadığını görelim... Karanlığın bilgeliğini içimize çekelim ki Yeni Şafağı getirelim...

Biz 1999’da Galaktik Altdünya’ya girdiğimizden beri dışarıya odaklı olmaktan içeriye odaklı olmaya, sol beyin merkezli olmaktan sağ beynimizi uyandırmaya doğru yol alıyoruz. Spiritüel açılımlar yaşıyoruz, meditasyon ve şifa teknikleri ile ilgileniyoruz, hafife alınmayacak derecede bilgeleşiyoruz. Daha çok anda yaşıyoruz ve “ben başka bir senim” diyebiliyoruz, yani her birimiz eşsiz ve biricik varlıklar olsakta bir diğerinin yansımasında anlam bulduğumuzu, quantum boyutunda bir olduğumuzu idrak ediyoruz. Beşinci Gündüz süresince bu konuda Birinci Gündüzden (1999) beri aldığımız yolda bir sıçrama gerçekleştirdik. Şimdi Beşinci Gecenin başında yapılacak en iyi şey ise dönüp bir bakmak ve Beşinci Gündüzün derslerini farketmek olmalı.

9 Altdünya’nın daha önceki Beşinci Gündüz ve Beşinci Gecesinde neler oldu?

Toplam 2 milyon yıllık 4. Katta Beşinci Gündüz İ.Ö. 788,000 yılında başladı ve İnsanoğlu olarak ateşi keşfettik. Beşinci Gecenin bşlangıç tarihi ise İ.Ö. 630.000 yılı civarındadır ve bu süreçte Buzul Çağı başladı. Ateşi icat etmeden buzul Çağına girdiğinizi bir düşünün? Evriminize devam etme oranınız ne kadardır?

Toplam 100.000 yıllık 5. Katta ise Beşinci Gündüz yaklaşık İ.Ö. 40.000 yılında başladı. Bu dönemde iki insan cinsi vardı; Homo Erectus ve Neanderthal İnsan. Beşinci Gündüzde Homo Erectus sanat eserleri yaratmaya başladı. Mağara duvarlarında yapılan resimler. Pek çok antropolog bunun geçmiş av sahnelerinin resmi olduğunu ileri sürer. Bana ve diğer Maya takvimi araştımacılarına göre ise bu geleceğe dair bir olumlu bir imgelemdir. Bir sonraki avın başarılı geçmesi ve kabilenin soyunu sürdürebilmesi için yapılmış bir duadır. Beşinci Gece Yaklaşık 32.000 yıl önce başladığında ise Neanderthal İnsan hala sanat eserleri üretmeye başlamamıştı. Ve tahmin edin ne oldu? Kendi geleceğini imgelemeyen Neanderthal İnsan’ın bir geleceği olmadı ve Beşinci Gece’de yokoldu. Biz bugün kendi geleceğini olumlu şekilde imgeleyen Homo Erectus’un torunlarıyız. Maya takviminin sonuna doğru yaklaşan bizler için önemli bir farkındalık yatıyor burada. Kendi geleceğini olumlu bir şekilde hayal etmenin önemi.


Peki Galaktik Altdünya’da Beşinci Gündüz’de evrimimizi sağlayacak olan neler keşfettik? Beşinci Gece’de hangi derslerin sınanması ile karşılaşacağız? Dilerseniz önce kollektif ölçekten bakalım, yani Dünya geneline.

2007 yılı yadsınamayacak bir şekilde Küresel Isınma’ya dair bir farkındalık gelişti. Son günlerde ülkemizide tehdit eden seller Dünya’da da ilgiyle izleniyor. Mevcut sistemlerin sağlıklı gitmediğini kitleler halinde idrak etmeye başladık. Dünya’nın böyle devam edemeyeceği giderek açıklık kazanıyor. Ekolojik kriz kapımızı çalmaya başladı. Peki buna vereceğimiz yanıt nasıl olmalı? Herşeyden önce Dünya ile ilişkimizi iyileştirmek için bir fırsat olarak görülmeli bu durum. Ve sadece dünyayı kurtarmaya yönelik ekolojik hareketlerle sadece insanları düşünen yaklaşımlar arasında bir köprü kurulmalı. Çünkü dünya zaten biziz. Dünya ve insan birbirinden ayrı değil. Ekolojik kriz özünde ruhsal bir krizdir ve ruhsal bir uyanış olmadan dünya’yı kurtarmak mümkün gözükmemektedir.

Bir taraftan ise alternatif enerji teknolojileri konusunda büyük atılımlar gerçekleşmekte. Ülkemizden de bu konuda önemli katkılar geliyor, belki en bilineni Vestel’in yakıtsız pili. Küresel bazda ise alternatif enerji kaynaklarına en fazla yatırım Avrupa ülkelerinden geliyor, özellikle de Dünya Ağacının yatay çizgisi etrafında ki ülkelerden. Amerika bu konuda bariz şekilde geri kalıyor, Kyoto anlaşmasını hala imzalamayan bir dünya devi olarak. Aslında Kıta Avrupası ve İskandinav ülkeleri yeni bilincin yayıldığı Dünya Ağacına yakın olduğu için küresel bilinç atılımlarını bu bölgeden beklemek çok mantıklı. Batı ile doğu arasında bir dengeyi getirecek olan coğrafi lokasyon yine merkezi Avrupa’dır. Amerika ise daha çok eski bilinci temsil eden bir değer olarak ciddi bir düşüşe sürüklenmekte. Son günlerde aldığım duyumlardan birisi ise Bush’un seçimleri iptal ederek faşist bir yönetime geçm ihtimali üzerinde. 1932’de Beşinci Gece’nin başlaması ile iktidara gelen Hitler gibi bu seferde Bush mu kanallık edecek Tezcatlipoca enerjisine?

Bu arada küresel ısınmayı farketmenin başka bir yönü ise dünya olaylarının iç yüzünü keşfetmek ile paralel gitmesi. İnsanın insana hakim olmasına dayalı dünya düzeninin medyayı nasıl bir yönetim aracı olarak kullandığı ve pek çok gerçeğin nasıl saklandığına dair bir uyanış devam ediyor Bu konuda önemli bir tohum 1999 yılında atılmıştı, www.indymedia.org adresindeki kuruluş sayesinde. İnsanlar kitleler halinde gerçeği duymak için sesini yükseltiyor. Küresel ısınmaya dair, 11 Eylül olaylarının hakikatına dair ve başka pek çok konuda. Galaktik Altdünya ile yaygınlaşan İnternet bu konuda önemli bir kanal olmakta. 2007 yılında yine UFO dosyalarının açıklanması için çok büyük bir imza kampanyası düzenlendi. Galaktik bilince uyumlandığımız bu süreçte Galaktik komşularımızı tanımak içinde daha büyük bir istek duyuyoruz.

Başka önemli bir konu ise bilim ve özellike tıp alanında gerçekleşen bazı sentezler. Doğu ile Batı’nın sağ beyin ile sol beynin sentezine dayanan yeni teknolojiler heyecan veriyor. Nanoteknoloi ile doğu tıbbının birarada kullanılması Quantum fiziğinin çıkarımları ile kendi kendine şifa yöntemleri giderek yaygınlaşıyor. Bedenin kendini iyileştirme yetenekleri arttıkça dışarıya, ilaç endsütrisine bağlı insanlar, içeriye ve kendi gücüne dayanan bireyler olma yolunda. Secret (Sır) adlı film ve kitabın bu kadar popülerleşmesi ise kollektif bilinçte bu konularda bir farkındalığın genişlediğni gösteriyor.

Yeri gelmişken, ben kollektif bilinç üzerinde yarattığı etkiler dolayısıyla vizyona giren filmleri takip etmeyi çok seviyorum. Birinci ve Üçüncü gündüzlerde gösterime giren Matrix filmleri yaşamın gerçekliğini sorgulatmak ve mistik mesajlar vermesiyle son derece etkili olmuştu. Beşinci Gündüz’ün hemen başında ise Maya kültürü ile ilgili iki önemli film gösterime girdi. Bir tanesi daha çok ün ve şöhret peşinde koşan Mel Gibson’un şiddet dolu Apocalypto filmi iken diğeri insanlığın aydınlanma hikayesini harikulade bir dille anlatan “The Fountain” (Kaynak) oldu. Bu film 24 Kasım 2006’da başlayan Beşinci Gündüzden tam iki gün önce gösterime girdi: 22 Kasım.

Beşinci Gündüzün Türkiye Açısından önemi

Yine takip edenler biliyor, Türkiye Cumhuriyeti açısından da Beşinci Gündüz önemli bir dönem idi. 29 Ekim 1923, 1913 ve 1932 arasında süren Gezegensel Altdünya’nın Beşinci Gündüzüne denk düşmekteydi, hem de nerdeyse orta noktasına. Dolayısıyla Beşinci Gündüzde Türkiye için bir uyanış ve silkeleniş dönemi oldu. Herhalde söylemeye gerek yok. Daha 24 Kasım sıralarında Papa’nın Türkiye’yi ziyareti ve dinlerin birliği mesajını vermesi. Erke isimiyle bir alternatif enerji şirketinin ortaya çıkması ve ardından Vestel’in haberleri. 2007 başında Hrant Dink cinayeti ve arkasından cenaze töreni. Nisan ayı boyunca (13 Nisan - 2 Mayıs arası 260 günlük Tzolkin döngüsünde de Beşinci Gündüz idi) İzmir, Ankara ve İstanbul’da tarihin en büyük yürüyüşleri, ve buna rağmen 21 Temmuz seçimlerini AKP’nin kazanıp Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi. Ülkede laiklik ile dincilik arasında bir kutuplaşmanın yükseldiği bir sırada PKK karşısında bu kutuplaşmanın birleşmesi. Amerika’ya kafa tutan Hükümet ve Ermeni tasarısı, ve şimdi hala sınır ötesi operasyon ihtimalleri. Son günlerde İsrail – Filistin barışı için Ankara’nın arabuluculuğu. Bütün bunlar aslında yurdumuzun İlahi Plan’daki misyoununa uyanmasının işaretleridir. Elbette bu uyanış sancılı ve kaotik olmaktadır, fakat Beşinci Gece boyunca bu uyanışın etkilerinin berraklaşacağını sanıyorum. 29 Aralık 2007 – 17 Ocak 2008 döneminde ciddi bir çözülüm gerçekleşmesini beklemek lazım. Bu 20 gün yine küçük resimde (Tzokin’de) Beşinci gündüz dönemidir. Dışarıdan manipulasyon ve körüklemelerle başlayan bu yangını Anadolu’nun kendi özünü keşfetmesi ve şefkat ve hoşgörü enerjisinin yayılması ile söndüreceğimize inanıyorum. Unutmayın 2007 yılı UNESCO Mevlana yılı olarak ilan edilmişti.

Beşinci Gece İslam ve Ortadoğu.

Beşinci Gecenin başka bir önemi ise hem İslam’ın hem de İsrail’in doğum enerjisini taşıması. Kuran-ı Kerim 622 yılında yani Ulusal Altdünyanın Beşinci Gecesinin (434 – 829) ortasında inmeye başlamıştı. Bu açıdan İslam Dünyasında da büyük bir uyanış ve silkelenme bekleyebiliriz önümüzdeki dönemde. Orta Doğu’yu ilgilendiren bir mesele ise 1932 – 1952 arasında ki Gezegensel Altdünya’nın Beşinci Gecesinin Israil’e de doğum vermesi (1947). Bu açıdan hem İsrail’in hem İslam’ın kendi yaşam amaçlarına uyanması sonucunda, Orta Doğu’da barış ifadesini telaffuz etmek için çok nedenlerimiz olacak Beşinci Gece’de. Özellikle 18 Ocak – 6 Şubat ve 4 – 23 Ekim 2008 arasında ki 20 günlük döngüler Tzolkin’de de Beşinci Gece’ye tekamül ettiği için daha net bazı gelişmeler bekleyebiliriz

Beşinci Gecenin krizi

Beşinci Gecenin başka bir özelliği ise Yıkım getirici olması. Gezegensel Altdünya’da 1932 1952 arasında Hitler ve İkinci Dünya savaşının yıkımını yaşadık, atom bombalarıda dahil olmak üzere. Fakat bu demek değil ki benzeri bir fiziksel yıkım bizleri bekliyor yine. Günümüzde ülkeler arasında ve dünya’da çok farklı bir mücadele var bu artık bariz şekilde para piyasalarında gerçekleşiyor. O yüzden finansal açıdan bir yıkım beklemek daha mantıklı gözüküyor, özellikle de 1929, 1930 ve 1932 yıllarının büyük finansal buhranlar getirmesinden dolayı.

Öncelikle mevcut finansal sistemin nasıl bir bilince dayandığına bakalım. Dünya’da her gün gitgide Faiz, Kredi ve borca dayanan bir sistem genişliyor. Para dediğimiz olgu ise zaten 5000 yıl önce sol beyin bilincinin hakim olmaya başlamasıyla evrilmekte olan bir soyutlama. Bu soyutlama gitgide daha soyut olmakta ve elle tutulur olmaktan uzaklaşmakta. Bu ise kollektif insan bilincini anda yaşamaktan gitgide uzaklaştıran ve zamanı materyalist bir şekilde algılamamıza yol açan bir sistem. Geçmiş ve geleceğe bağlı hatta bağımlı olmamıza neden oluyor. Aslında Maya takvimi bize bu sistemin Ulusal ve Gezegensel altdünyaların bilinçlerinin sonuçları olduğunu söyleyecektir. Peki Sağ beyin küresini uyandıran Galaktik Altdünya nasıl bir etki yaratmakta? Sağ beyin anda yaşamamızı sağlayan beyin yarı küremiz. Küresel sağ beyin uyandıkça barter sistemleri daha çok önem kazanmaya başladı. Bunun etkilerini Beşinci Gündüz süresince daha somut olarak deneyimlemeye başladık. Direk alış verişe dayalı sistemler, parayı aradan çıkararak daha sağlıklı bir takas sağlamaktalar.

Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda




More Cool Stuff At POQbum.com

Kategoriler

Günlük Burç

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Arkadaşlarım

ahmedi
kartopum
geda
efsunlu98
marypoppins
E.YÜKSEL ÜSTÜNER
cekirge
kartanem
ekin69
dungeon dungeon
cocukca
rumuzsehadet
begonya35
woelfin Barış
pastel
bahargunesi
prettygirl
lotuse
fatogelin
dolunayy
neseli59
ahsuvera
yaspek
meryemce25
berfin1995
kerem818
gercekyasamdan
barbiel
dusbahcesi
benseno
deron
birhayvansever
mucizemm
Aydin MERT
bizimada
knitting
almulaca
sohret1
birnur80
aloneangel8
pastell
ikincibahar34
hayaliperde
mavisbey
290405
sirineee
illedeyemek
yusuf sayılı
tees
benyaziyorum
tatlihayat
boncukdevrim
annemmutfakta
happyjale
sevdaiklimi
selmahlc
caferose
ksk60
1tebessum
elifcimcime
elislemeleri
eglencecafe
melifim
bilimhaberleri
aheng
busecegunler
asahin2007
nermin56
maviboncuklum
robertbeyza
gercekdostum
sibelim69
geveze80
beyazesra
BİLGİYELPAZESİ EKİBİ
Arzu Sabuncu
sevimlihuysuz
pamukbahcesi
sonsuzruh
GÜRHAN GÜREL
yasaminkiyisindan
olcayto61
muazzezv
Filiz Seher
summergirlsss
happyelif
lolitakiz
Dilan Nur Demirtaş
kadininmutfagi
happyderya
telkirmayasemince
kisdusu
dnaharikasi
saclarimiz
annelerimizvemelekleri
herdemece
gurbetkusuu
baharcaaa
elfince
zuhalozgen
zubeydeyaren
bacilarmutfak
mukitasi
taciiser
ustalardansiirler
newhobby
bluearth
1hercaikardelen
sibel kanbalta
gizlimutfak
benimdilekcem
laylaprenses
merveninsihirlidunyasi
zuzukiz
hivelce
sabahgunesleri

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Ziyaretçilerim

<%ziyaretçilerim%>
Feedjit Live Blog Stats

Bannerım

<%Bannerım%> Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Bu site de Online Canlı Tv ve Radyo kanalları yer almaktadır
Oyunlar


Image Hosted by ImageShack.us